İpek böceğinden büyük bir hayranlıkla bahseden Mehmet Arat, elinde tuttuğu kıldan ince ipek telini göstererek: ''insanlık büyük bir gelişim gösterdi, teknoloji ilerledi, uçak yapılabiliyor, uzaya çıkılıyor. Ancak ufacık bir böceğin yaptığı şu ipek yapılamıyor. Bir kozadan benim ölçtüğüm  kadarıyla 3 km. uzunluğunda ipek ipliği çıkıyor'' diyor.

Gençliğinde önce normal iplik ve bez dokumasını öğrenerek çalışmaya başladığını belirten Arat, daha sonra "Niye ipek dokumayayım" diyerek ipeğe eğildiğini anlatıyor. El dokumacılığında ipekle normal pamuk ipliği arasındaki ince çizgiyi  ve ipekçiliğe bakışını şöyle açıklıyor:

" Ben el tezgahında geleneksel ipek dokumacılığını yapıyorum. Pamuk daha seri dokunuyor ama ipek hata kabul etmez, titiz olmalısınız, ipek sonuçta çok nazik bir şey. Bence, birinin ipekte ustayım demesi için en az 5 sene çalışması lazım. Meslekte 59 yılımı geçirdim, ilk zamanlarda ipek ustası olan Hanna Ayrancı vardı. Onun yanında da çok şey öğrendim. İpek kozalarını Bursa'dan getirdik ve geliştirdik.

70 yaşındayım, hala bir şey yapabilmek beni mutlu ediyor. Onun için mesleği bırakmıyorum. Eğer bu işi bırakırsam kaybolurum gibi geliyor..."